Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, Körfez ülkelerinde kara taşımacılığını öne çıkardı. Binlerce kamyonla ürünler taşınırken, yeni lojistik hatları oluşturuldu.
Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin aksaması, Körfez ülkelerinde kara taşımacılığı rotalarının yeniden stratejik hale gelmesine neden oldu. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Umman’daki otoyollar, küresel ticaret için acil durum lojistik hatları olarak kullanılmaya başlandı.
Suudi Arabistan’ın madencilik şirketi Maaden’in CEO’su Bob Wilt, Körfez’den Kızıldeniz’e uzanan taşımacılıkta büyük bir artış yaşandığını ve bu hatta 3 bin 500 kamyonun faaliyette olduğunu belirtti. Riyad yönetimi, Maaden’in üretimini artırması talimatı verirken, şirketin önümüzdeki 10 yıl içinde 110 milyar dolarlık yatırım alması bekleniyor.
Kızıldeniz limanlarının fosfat ticareti için yetersiz kalması üzerine bölgede prefabrik depolar kuruldu. Aşındırıcı sülfürik asidin taşınması için özel boru sistemleri ve paslanmaz çelik tanker bölmeleri geliştirildi. Suudi Arabistan’ın Yenbu Limanı’ndan çıkan fosfatlar Cibuti, Tayland ve Arjantin’e ulaştırılıyor.
Emtia araştırma şirketi CRU’dan Peter Harrisson, bu sistemi “Suudi Arabistan’ın lojistik mucizesi” olarak nitelendirdi. MSC ve Maersk gibi küresel taşımacılık şirketleri de Arap Yarımadası’ndaki kara yollarını kullanmaya başladı. Uzmanlar, bu sistemin deniz taşımacılığının yerini tamamen almasa da küresel ticaretin devamlılığı açısından kritik rol oynayabileceğini değerlendiriyor.
BAE merkezli market zinciri Spinneys, Britanya’dan çıkan gıda ürünlerini Batı Avrupa, Mısır ve Suudi Arabistan üzerinden 16 günde Dubai’ye ulaştırdı. Etihad Rail Freight ise Füceyre Limanı’ndan Abu Dabi’ye yüzlerce araç taşıyarak ülkedeki ilk trenle otomobil sevkiyatını gerçekleştirdi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]